Valikonağı Caddesi Sezai Selek Sk. No:20 D:5 Nişantaşı / İstanbul
0212 233 28 38

Matematik Gerçekten Acıtıyor!

Matematik Gerçekten Acıtıyor!
Matematik – Beyin Araştırması

Beyin matematiği kodluyor – ancak kritik bir biçimde – matematiğin kendisini değil, matematiği fiziksel ağrı olarak kodluyor.

Chicago Universitesi’nden Sian Beilock, matematikten düşük oranda kaygı duyan, hoşlanmayan bir grup kişinin verdiği tepkileri inceleyen çalışmasında, kişilerin basit bir matematik sorusuna verdikleri tepkilere, fMRI yoluyla inceledi.

Araştırma: Katılımcıların fMRI eşliğinde, bir dizi sözel ve sayısal soruya yanıt vermeleri istendi. Problem çözme becerilerinden bağımsız olarak, denekler sorularla karşılaştıklarında beyinde oluşan tepkiler incelendiğinde ise, şaşırtıcı bir sonuca ulaşıldı.

Katılımcılar matematik soruları ile karşılaştıklarında ise, katılımcının matematik kaygısı arttıkça beynin belirli dört bölümünde de aktivasyon artışı gözlendi. Katılımcının matematik korkusu ne kadar yüksek ise, “ağrı algısı” ve “fiziksel tehdit”e ilişkin beyin bölgelerindeki aktivasyonun da o kadar yüksek olduğu görüldü. Sözel sorulara verilen yanıtlar, her iki konuda da gösterilen performans ve genel kaygı hali gibi değişkenlerle karşılaştırıldığında da sonucun matematiğe özel olarak ortaya çıktığı anlaşıldı. Matematiği seven ya da matematik kaygısı hiç olmayan katılımcılarda benzer bir bulgu saptanamadı.

Sonuç: Matematikten kaygı duyan kişiler, matematik problemleri çözmek durumunda kaldıklarında, zihindeki ağrıya-ilişkin alanlar uyarılmakta.

Yani…

Kişi, çocuk, çocuğunuz… Matematiği sevmiyorsa, kaygı duymakta da haklı; çünkü matematik problemleri çözmek zorunda kalması ona GERÇEKTEN acı veriyor. Araştırma aynı zamanda kanıtlıyor ki, acı veren matematik değil. Ama kişinin, hele ki çocukların sevmedikleri bir şeyi yapmak zorunda kalmaları acı vermekte. Ebeveynler olarak yapmamız gereken şey, “yapmak zorundasın” ya da “yapabilirsin” demek değil; matematiği sevdirmeye çalışmak…

Nasıl Sevdirelim?

Okul Öncesi Dönemde: Çocuğunuz iki yaşından itibaren, sayılarla objeler arasındaki birebir ilişkileri anlayabilecek gelişimsel olgunluğa erişir; siz de matematik derslerine (oyunlarına) bu günlerden itibaren başlayabilirsiniz…

  • Birlikte Sayın: hemen her şeyi sayın, rakamlarla erken tanıştırın
  • Nesneleri / eşyaları türlerine göre ayırın: kümelere giriş yapabilirsiniz
  • Şekilleri adlandırın: geometrik şekillerin tanıyıp sevebilir
  • Uzamsal İlişkileri Öğretin: uzak, yakın vb. kavramlarla erken tanıştırın.
  • Büyüklükleri Kıyaslayın: oyuncakları, eşyaları, büyükten küçüğe sıralayın

Okula Başladıktan Sonra: Matematik becerilerini geliştirmeyi sadece öğretmenine bırakmayın hala yapabileceğiniz pek çok şey var… Yeter ki, günlük hayat içinde hiçbir fırsatı kaçırmayın…

  • Para Meseleleri: harçlık verin, hesapları onun yanında yapın, alışverişte para üstünü ona hesaplattırın
  • Mutfak Hesaplamaları: yemek tariflerini birlikte ölçerek, okuyarak yapın
  • Sporla İlgili Hesaplar: ilgi duyduğu sporla ilgili hesaplamalar yapması konusunda teşvik edin
  • Ev İçindeki Görevler: ortalığı toplamaktan tutun da masa hazırlamaya kadar sayarak yapın
  • Oyun Vakti: tombala, scrabble, monopoly gibi oyunlar, hatta okey ve kağıt oyunları… her şey matematik sevgisini artırmak için

Bu yazı Filiz Kaya tarafından hazırlanmıştır ve tüm hakları saklıdır.

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar